Neden

Vatandaş olarak, insan haklarına ve temel özgürlüklere sahip çıkarak sesinizi duyurmanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu hak ve özgürlükler - bizim ortak değerlerimiz - Türkiye ile mevcut üyelik müzakerelerinde saygı görmemektedir. Bu yüzden Avrupa Birliği vatandaşlarına Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Komisyonu'nda bir ses sunmak için bu kampanyayı başlattık.

Mevcut üyelik müzakereleri uzun sürüyor. Türkiye şimdiye kadar Avrupa Birliği üyesi olma şartlarını yerine getirmedi. 1987'de Türkiye, ilk kez Avrupa Birliği'ne tam üyelik için başvurdu. Katılım müzakereleri yalnızca 2005 yılında başladı. Şimdiye kadar 35 müzakere faslından sadece 16’sı açıldı ve bunların sadece 1'i geçici olarak kapatıldı. Neden bu kadar yavaş gidiyorlar? Çünkü Türkiye şartları yerine getirmiyor. İnsan hakları ve temel özgürlükleri ihlal ediyor ve üstelik başarısız darbe girişiminden sonra durum daha da kötüye gitmektedir.

- Türkiye, Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi’ni ihlal etmektedir. Bu bildirge, AB'nin temel değerleri olan insan hakları ve temel özgürlüklere atıf yapmakta ve her potansiyel üye ülkenin uymak zorunda olduğu kriterleri sıralamaktadır. Bildirge’nin Giriş bölümünde şu ifadelere yer verilmektedir:

“Ruhani ve manevi mirasının bilincinde olan Birlik, bölünmez ve evrensel değerler olan insan onuru, özgürlük, eşitlik ve dayanışma değerleri üzerine inşa edilmiştir. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkelerine dayanmaktadır. Birlik vatandaşlığını tesis ederek ve bir özgürlük, güvenlik ve adalet bölgesi oluşturarak bireyi, faaliyetlerinin merkezine yerleştirir.

Birlik, bu ortak değerlerin korunması ve geliştirilmesine katkıda bulunurken Avrupa halklarının kültürleri ve geleneklerinin çeşitliliği yanısıra Üye Devletlerin ulusal

kimlikleri ve bunların ulusal, bölgesel ve yerel düzeylerdeki kendi kamu makamlarının düzenlenmesine saygı gösterir. Dengeli ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmeye çalışır ve insanların, eşyaların, hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaşımını ve yerleşme özgürlüğünü sağlar.”

Türkiye açık bir şekilde ve acımasızca tüm bu değerleri ve hakları ihlal etmektedir. Kürtlere karşı bir iç savaş başlatıldığı için barış yok. Muhalif gazeteler kapatıldığı ve gazeteciler zulüm gördüğü için basının özgürlüğü yok. İfade ve din özgürlüğü yoktur; zira Gülenistler ve İslam'dan başka diğer dinler sistematik bir şekilde ayrımcılığa maruz kalıyorlar. Dinsel ve etnik azınlıklara zulüm ve ayrımcılık yapıldığı için eşitlik yoktur. Dolayısıyla insan onuruna ve özgürlüğüne hiç saygı duyulmamaktadır.

- Türkiye, AB üyeliğinin ilk şartları olan kurumların istikrarı, demokrasi ve hukukun üstünlüğü, insan hakları, azınlıklara saygı ve azınlıkların korunması ilkelerini ihlal etmektedir. Avrupa Birliği Antlaşması, herhangi bir Avrupa ülkesinin AB'nin demokratik değerlerine saygı duyması ve onları teşvik etmeyi taahhüt etmesi halinde üyelik başvurusunda bulunabileceğini belirtmektedir.

Avrupa Komisyonu, Türkiye'de demokrasi ve hukuk devletinin ihlal edildiğini daha önce defalarca deklare etti. Başlıca insan hakları örgütleri benzer durumu destekleyen raporlar hazırladırlar. Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, bu konuda açık raporlar yayımladı. Ancak yine de üyelik müzakereleri durdurulmadı.

Birçok AB vatandaşı, neler olup bittiğininden usandı ancak bunu durdurmak için kendini güçsüz hissediyor. Bu kampanya AB vatandaşlarına Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Komisyonu'nda bir ses olacaktır. Ortak değerlerimize saygı duyulmadığını kabul etmediğimizi görmeleri gerekiyor.

Türkiye ile AB üyelik müzakereleri derhal durmalı.

Kampanyamızı imzalayarak sesinizi duyurun. Temel değerlerimiz için birlikte hareket edelim, insan onuru ve özgürlük için birlikte desteğimizi gösterelim!